Çarşamba , 12 Aralık 2018
Anasayfa » Altın » Osmanlı’da Mücevher Sanatı

Osmanlı’da Mücevher Sanatı

osmanlida mücevherat sanati1  Osmanlıda Mücevher Sanatı

Türkiye’de mücevheratın tarihi Osmanlı’ya kadar gitmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişmesi ve zenginleşmesi ile beraber mücevhercilikte önemli gelişmeler yaşandı. Özellikle Kanuni döneminde ve sonrasında İstanbul önemli bir mücevher üretim merkezi oldu.

Osmanlı İmparatorluğu kuyumculuk tarihinde  zamanla kendine özgü takıları üretmiştir.

Osmanlı’da kuyumculuk tabiri daha çok ehl-i hiref sanatkarlar zümresi olarak bilinen kavram ile tabir edilmekteydi. Bu kavramın tam açılımı el sanatları ile uğraşan kimseler için kullanılmaktaydı. Sanatkarlar zümresine alınan acemiler, ustalar nezninde el becerilerine göre yetiştirilirmiş. Acemilerin el beceresi geliştikçe kalfa ve usta olarak giderek yükselebilmektedirler.

Sanatkarlar zümresinde amirler kuyumcu başı olarak ifade edilirmiş. Kuyumcubaşı, saray dışındaki kuyumcu esnafının ustalarından buraya tayin edilmekteymiş. Kuyumcubaşıların belli başlı görevleri ise şöyledir; Saraya alınacak mücevherlerden ve yabancı hükümdarlara hediye olarak yaptırılacak mücevherlerin kontrolü ve değeri bu kişiler tarafından belirlenmektedir.

Osmanlı’da kuyumculuk faaliyetleri çeşitli bölümlerden çeşitli tabirler ile ifade edilmekteydi; Buna göre; altın işçiliği yapanlar zergeran, maden eserler üzerine altın kakmacılığı yapanlar zernişahi, taş yontucu ve işlemecilere hakkakan, taşa foya yapanlar foyager olarak ifade edilmektedir.

Osmanlı kuyumculuğuna dair en iyi tasarımlar arasında; Zümrüt Hançer, Kaşıkçı Elması, Fildişi Ayna, Altın Beşik, Bayram Tahtı sayılmaktadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Yıldız ile işaretlenmiş yerler doldurulmalıdır. *

*


altı − = 5

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>